Hindistan’a ilk gidişimden sonra bir daha bu ülkeye dönmeyeceğimi söylemiştim. Buradaki sefalet ve kirlilik beni sarsmıştı, ancak kendime verdiğim sözü tutamadım, geri döndüm ve işte bugün Mumbai’yi anlatıyorum.
Mumbai, Hindistan’ın en büyük ve dünyanın üçüncü büyük kenti. 16. yüzyılda Portekizliler buraya “Bom Bahia” adını vermiş, bu isim İngilizceye “Bombay” olarak geçmiş, 1995’te ise “Mumbai” olarak değiştirilmiş. Şehir, tarihsel olarak Portekiz, İngiltere ve sonrasında Hindistan’ın bağımsızlık hareketleriyle şekillenmiş. Bugün Mumbai, Hindistan’ın ekonomik merkezi ve 13 milyonluk nüfusuyla kozmopolit bir yapıya sahip.
Mumbai, fakirlik ve zenginliğin iç içe geçtiği bir kent. Yüksek gökdelenlerin hemen yanında gecekondu mahalleleri bulunuyor, bu tezat oldukça düşündürücü. Geçmiş yıllarda yaşanan terör saldırıları, şehirdeki etnik ve dini gerilimlerin bir yansıması. Hindular (%67,4) ve Müslümanlar (%18,6) arasındaki gerginlik, yerel çatışmalarla birleşiyor.
Mumbai tropikal bir iklimde yer alır ve Kasım-Şubat arasındaki kuru mevsim, ziyaret için en uygun zamandır.
Bu ziyaretimde, “Slumdog Millionaire” filminin çekildiği Dharavi’yi görmek istedim. Yalnız gitmekten çekindiğim için bir tura katıldım. Rehber, fotoğraf makinelerimi görünce profesyonel olup olmadığımı sordu, grup üyelerinden biri ise fotoğraf çekmenin doğru olmadığını belirtti. Oysa bence, fotoğraflar sosyal farkındalık yaratabilir ve hükümetin bu sorunlara çözüm bulmasına katkı sağlayabilir. Tabii ki etik kurallara uymak gerekir.
Mumbai’de pazarlara gitmek, halkın yaşam tarzını görmek benim için keyifliydi. Önerilen pazarlar arasında Kalbadevi, Bhuleshwar (altın), Crawford, Zaveri yer alıyor. Güney Mumbai ve Orta Mumbai gezilecek yerler açısından daha cazipken, diğer bölgelerde fazla bir şey yok. Fotoğrafçılar için her köşe ilgi çekici kareler sunuyor, özellikle Dhobi Ghat çamaşırhanelerini mutlaka ziyaret edin.
Mumbai’deki plajlar, açık hava sirkini andırıyor; çeşitli sokak sanatçıları, cambazlar ve hayvan gösterileriyle dolu. Güneydeki Chowpatty, Goral, Marve; kuzeyde ise Juhu Plajı ziyaret edilebilir. Tapınaklar da ilgi çekici ancak çoğunda fotoğraf çekmek yasaktır.
Görülecek diğer yerler: Prince of Wales Müzesi, Nehru Planetarium, Mahalaxmi Tapınağı, Siddhivinayak Tapınağı, Haji Ali, Mount Mary Kilisesi, Sanjay Gandhi Ulusal Parkı.
Hindistan’a gitmek kokulara ve kirliliğe karşı hassasiyetiniz yoksa keyifli olabilir. Fotoğraflarınız renkli ve etkileyici olacaktır. Ancak, Hindistan’daki yoksullukla ilgili Yaşar Kemal’in dediği gibi: “Yoksulluk bütün insanlığın utancıdır.” Fotoğraf çekerken bunu da göz önünde bulundurmak gerekir.
Selim BONFİL